Bundan birkaç ay önce, uzun zamandan beri duyurusunu yapmakta olduğum “Onlar krizi nasıl yaşadılar?” başlıklı eğitimimi, aynı başlıkla ve başka bir eğitimcinin verdiğini, bir okuyucumun mesajı üzerine farkettim. Uyarım üzerine eğitim başlığını değiştirdiler.
Geçen hafta bu sefer “Onlar pazarlamayı nasıl yaşadılar?” başlıklı eğitimimi, yine aynı başlıkla ve iki farklı eğitim kuruluşunda gördüğüm zaman, karşı karşıya olduğum durumu daha iyi anlamaya başladım. Bunu yine bana ait olan "İnsan Kaynakların Performans Yönetiminde Başarının Kuralları" adlı eğitim başlığı takip etti. Yeni kopyalamaları merakla bekliyorum.
Rekabet üzerine ahkâm keserken, kopyalanarak rekabete uğramak çok şaşırtıcı olmasa gerek. Sadece etiksizliğin bu kadar hızlı yaygınlaşması biraz şaşırtıyor.
Öte yandan eğitim başlıklarım için “bunlar herkesin kullanabileceği standart başlıklardır” denebilir ancak eğitimi açıklayan diğer satırlarda da benzerlik olunca niyet açıkça ortaya çıkıyor.
Yazdığınız bir kitabın başlığını, başka bir kitabın başlığı olarak görmek size nasıl hissettirir?
Peki ben neden “onlar nasıl yaşadılar-başardılar?” diye başlıklar atıyorum, bunu da kısaca açıklamakta fayda var.
Bu eğitimlerim, alışılageldiği üzere aralarda iki espriyle süslenmiş, herkesçe tanınan firmalardan bir öyküyle desteklenmiş, kuru ve didaktik bilgileri içermiyor.
Eğitimlerimde, uzun yıllardan beri süren geniş bir arşiv araştırmasına dayanan, yüzlerce gerçek işletme vakıasından seçtiklerimi anlatıyorum. Çoğu zaman yorum bile yapmama gerek kalmıyor. Bu yüzden “onlar nasıl yaşadılar-başardılar?” diye başlıyorum.
Velhasıl doğru olduğuna inandığım şeyler yapmaya çalışıyorum, ancak lütfen siz de taklitlerimizden sakınınız, ayrıca henüz başka şubemiz de yoktur.
31 Mayıs 2009 Pazar
28 Ocak 2009 Çarşamba
Krizde "ertesi gün" stratejisi
İş dünyasında herkesin gittiği yol, doğru yol değildir.
En azından artık kârlı bir yol değildir.
Fark yaratmak, kulvar değiştirmek, sıradışı olmak... gibi kavramlar yarışa girmeden kazanmayı ifade eder. Yarış başladığında her şey için çok geçtir.
O halde kriz döneminde ne yapılmalı, nasıl yapılmalı?
Verimlilik, pazarlama, inovasyon vb. stratejileri üç aşağı beş yukarı herkes biliyor, herkes bunlar hakkında sürekli kafa patlatıyor.
Herkes kriz dönemini nasıl atlatacağını düşünürken, bazıları da kriz sonrası için plan yapıyorlar. İşte bunlar farklı yoldan gidenlerdir.
Biraz daha cesaret etsek, kriz sonrası için planları çoktan hazır olanların, bu krizi özellikle çıkaran unsurlar olduklarını da iddia edebiliriz.
Kısacası kriz sonrasını bir an önce düşünmekte fayda var: yükselen trendler, yarıda kalmış oluşumlar, yeni senaryolar, bakir pazarlar... Bunların hepsi daha az rakiple, daha güçlü bir taleple kaldıkları yerden devam edecekler.
Kriz sonrasını iyi değerlendirmek için 2006'dan bu yana periyodik olarak yayınladığımız "İş dünyasını neler bekliyor?" adlı dosyamızın son sayısına http://www.danismend.com/ dan ulaşabilirsiniz.
12 Ocak 2009 Pazartesi
Kriz döneminde dezenformasyon ve yeni bakış açısı geliştirmek
Geniş kapsamlı küresel bir kriz başladığında işletmelerin yaptıkları ilk işin, yaşanılan krizin türünü, derinliğini, menzilini ve etki süresini doğru tesbit etmeye çalışmak olduğunu görüyoruz.
Bu bir yerde doğru (ve gecikmiş) bir tutum olmakla beraber bu dönemde kullanılan bilgi kaynaklarının yetersizliği nedeniyle oluşan bilgi kirliliği, spekülasyonlar vb. yüzünden çoğunlukla verimsiz sonuçlar vermektedir.
Çünkü kriz dönemi, dezenformasyonun yoğunlaştığı bir dönemdir.
Dolayısı ile piyasa izleme mekanizmanızı, kendi ürün ve sektör kapsamınızdan çıkarıp daha geniş bir kapsama yaymanızda fayda var.
Farklı sektörleri ve farklı sorunları, çeşitli kaynakları kullanarak ve sürekli olarak incelemelisiniz.
İşletmenizin bayi ilişkileri yönetimi (PRM), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) kapsamında duyargalarını oluşturarak – geliştirerek, mevcut satış sistemlerinizi izleme ve erken uyarı sistemlerine dönüştürmelisiniz.
Demografide belli belirsiz değişiklikler, müşteri alışkanlıkları ve tercihlerindeki yeniden yapılanmaların ciddi habercileri olabilir.
Benzer bir deneyim, işletmelerin "satış odaklı" bakış açısından "pazarlama odaklı" bakış açısına geçişleri sırasında da yaşanıyor. Küresel (yapısal) krizlerin yönetimi, yeni bir bakış açısı geliştirmekle yakından ilişkili gibi görünüyor.
Bu bir yerde doğru (ve gecikmiş) bir tutum olmakla beraber bu dönemde kullanılan bilgi kaynaklarının yetersizliği nedeniyle oluşan bilgi kirliliği, spekülasyonlar vb. yüzünden çoğunlukla verimsiz sonuçlar vermektedir.
Çünkü kriz dönemi, dezenformasyonun yoğunlaştığı bir dönemdir.
Dolayısı ile piyasa izleme mekanizmanızı, kendi ürün ve sektör kapsamınızdan çıkarıp daha geniş bir kapsama yaymanızda fayda var.
Farklı sektörleri ve farklı sorunları, çeşitli kaynakları kullanarak ve sürekli olarak incelemelisiniz.
İşletmenizin bayi ilişkileri yönetimi (PRM), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) kapsamında duyargalarını oluşturarak – geliştirerek, mevcut satış sistemlerinizi izleme ve erken uyarı sistemlerine dönüştürmelisiniz.
Demografide belli belirsiz değişiklikler, müşteri alışkanlıkları ve tercihlerindeki yeniden yapılanmaların ciddi habercileri olabilir.
Benzer bir deneyim, işletmelerin "satış odaklı" bakış açısından "pazarlama odaklı" bakış açısına geçişleri sırasında da yaşanıyor. Küresel (yapısal) krizlerin yönetimi, yeni bir bakış açısı geliştirmekle yakından ilişkili gibi görünüyor.
6 Ocak 2009 Salı
Kriz yönetimi için beyin fırtınası
Yakın geçmişte yaşadığımız pirinç krizi ile bugün yaşadığımız kriz arasında nasıl bir benzerlik vardır?
İngiltere’de metroya yapılan terorist saldırısından öğrenmemiz gereken kriz yönetimi bilgisi nedir?
Internet olanakları, bugün yaşadığımız krizi nasıl etkiliyor?
Yaşadığımız kuş gribi krizinin, enerji sektöründeki yatırımları etkileme ihtimali nedir?
Wall-Mart, krizi olumsuz yönde nasıl etkiledi ?
Perakende sektöründe kriz uğramayan müşteri kimdir?
Krizde stok tutmayayım derken nasıl batarsınız?
2001 krizinden bu yana müşterinin marka algısı nasıl değişti?
Bu krizden doğacak yeni iş adamlarının isimleri nelerdir?
Farklı krizlerin ürettiği "moral endeskleri" nelerdir?
İngiltere’de metroya yapılan terorist saldırısından öğrenmemiz gereken kriz yönetimi bilgisi nedir?
Internet olanakları, bugün yaşadığımız krizi nasıl etkiliyor?
Yaşadığımız kuş gribi krizinin, enerji sektöründeki yatırımları etkileme ihtimali nedir?
Wall-Mart, krizi olumsuz yönde nasıl etkiledi ?
Perakende sektöründe kriz uğramayan müşteri kimdir?
Krizde stok tutmayayım derken nasıl batarsınız?
2001 krizinden bu yana müşterinin marka algısı nasıl değişti?
Bu krizden doğacak yeni iş adamlarının isimleri nelerdir?
Farklı krizlerin ürettiği "moral endeskleri" nelerdir?
25 Aralık 2008 Perşembe
Kriz için neler dediler?
Türkiye'nin önünde yeni bir kriz yok ! (Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink - Mart/2005)
Amerika'da başlayan mortgage krizi tam oburluk ve gözü kararmış kâr etme hevesinden başka bir şey değildir (Akın Öngör).
Kriz 'bahis oynayan' bankacılar yüzünden çıktı (Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler).
Bu kriz AIDS gibi. İki kişi ilişkiye giriyor, sonra biri Hong Kong’a gidiyor. Orada ya da dünyanın başka bir köşesinde ilişkiye giriyor. Bakıyoruz, dünyanın başka bir ucuna kadar enstrüman satmışlar (Hüznü Özyeğin).
En iyi inovasyon fikirleri kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor (Nur Demirok).
Krizler "öncü alanlara" yapılan yatırımları hızlandırır (Rüştü Bozkurt).
Fırsat için "gerek şart" lardan biri, genelde kriz" dir. Fakat "yeter şart", bu krize "hazır" olmaktan geçiyor (Şeref Oğuz).
Krizler servet transferinin derinleştiği zamanlardır. Bu yüzden her ülkede hakim sınıflar, siyasi ve ekonomik krizleri dört gözle bekler (İbrahim Öztürk).
Biz kriz yaşamakta tecrübeliyiz, krizlerden sakınmakta değil (Yaman Törüner).
Bizde ekonomik krizler geçici, siyasi krizler ise kalıcıdır (Mehmet Barlas).
Siz ne kadar iyi olursanız olun, para azaldığı için yabancı bankalar çok selektif olacaklar (Agah Uğur).
Artık fırtına var, ’kriz masası’ kurup, dümeni farklı tutalım (Bülent Eczacıbaşı).
Krizin ısısı zaten gelmişti, şimdi sıra ateşinde (Celal Sönmez).
Kriz korkusuyla Türkiye tuş oldu (Boyner).
Amerika'da başlayan mortgage krizi tam oburluk ve gözü kararmış kâr etme hevesinden başka bir şey değildir (Akın Öngör).
Kriz 'bahis oynayan' bankacılar yüzünden çıktı (Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler).
Bu kriz AIDS gibi. İki kişi ilişkiye giriyor, sonra biri Hong Kong’a gidiyor. Orada ya da dünyanın başka bir köşesinde ilişkiye giriyor. Bakıyoruz, dünyanın başka bir ucuna kadar enstrüman satmışlar (Hüznü Özyeğin).
En iyi inovasyon fikirleri kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor (Nur Demirok).
Krizler "öncü alanlara" yapılan yatırımları hızlandırır (Rüştü Bozkurt).
Fırsat için "gerek şart" lardan biri, genelde kriz" dir. Fakat "yeter şart", bu krize "hazır" olmaktan geçiyor (Şeref Oğuz).
Krizler servet transferinin derinleştiği zamanlardır. Bu yüzden her ülkede hakim sınıflar, siyasi ve ekonomik krizleri dört gözle bekler (İbrahim Öztürk).
Biz kriz yaşamakta tecrübeliyiz, krizlerden sakınmakta değil (Yaman Törüner).
Bizde ekonomik krizler geçici, siyasi krizler ise kalıcıdır (Mehmet Barlas).
Siz ne kadar iyi olursanız olun, para azaldığı için yabancı bankalar çok selektif olacaklar (Agah Uğur).
Artık fırtına var, ’kriz masası’ kurup, dümeni farklı tutalım (Bülent Eczacıbaşı).
Krizin ısısı zaten gelmişti, şimdi sıra ateşinde (Celal Sönmez).
Kriz korkusuyla Türkiye tuş oldu (Boyner).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)